Ziyaretçi + Yorum  Defteri  
Mesaj Ekle ! YORUM  yazısı   Ekle

Yönetici Bölümü

 Yazan : EoPGwtNSFaGN Başlık : bqKTcFKcHjgSLNJ
09.03.2010
2dEGDn a href="http://njhuqwmolndj.com/"njhuqwmolndj/a, [url=http://kzgfeloclzrq.com/]kzgfeloclzrq[/url], [link=http://djjnejrbkwwl.com/]djjnejrbkwwl[/link], http://snlsxnliabfv.com/
Site Adresi : http:// Mesaj No : 1198
 

 Yazan : Nilgün Başlık : Omere
13.02.2010
Ankaradayim pazartesi döneceğim. İnternet imkanım kisitli. İlgine tesekkurler.
Site Adresi : http:// Mesaj No : 1162
 

 Yazan : ömers Başlık : oy oy oyyyyy...
09.02.2010
Ev sahibesi seyahatlerinden fırsat bularak uğramış siteye. Şükürler olsun yarabbiiiii :))
Site Adresi : http:// Mesaj No : 1152
 

 Yazan : ömers Başlık : Zihni Sinire :)
02.02.2010
1970lere götüren nrickin için teşekkürler. 21. yüzyıl şairini bu sayfada görmek ve okumak hoş. Bir de dizelerini okuyabilme şansını verirsen sevineceğiz. sevgi ve sağlıklakal
Site Adresi : http:// Mesaj No : 1146
 

 Yazan : ömers Başlık : Selinaya ..
02.02.2010
Hoş gelmişsin. Uzuuunnn süredir terkedilmiş kaşaneye bembeyaz yağlıboya kokusu veren öykün için teşekkürler. Anladığım o ki, yeni başlamışsın öykü yazmaya. Sürdürmelisin hem yazmayı hem okumayı.Kurgun güzel, anlatım kopuklukları ve maddi hataların göze batsa da gelişmeye uygun görünüyor kalemin. Yazmayı ve paylaşmayı sürdür lütfen. Sevgi ve sağlıklakal
Site Adresi : http:// Mesaj No : 1145
 

 Yazan : ZİHNİ SİNİR Başlık : 21.yy en büyük şairinden
28.01.2010
… ……. ….Yayımcıların çoğunun ama hepsinin değil; ortak özelliği, başarısızlıktır… Bir yazar olarak başarısızlığa uğramışlardır… Onların masalarının başında oturmayı, yazma mutluluğuna tercih ettiklerini sanmayın… Yazmaya çalışmış ancak becerememiş insanlardır… Meselenin garip yanı, bu iş için en uygunsuz olan onlar; neyin yayınlanıp neyin yayınlanamayacağına karar verirler… Hiçbir yenilik getiremeyeceklerini, içlerinde o Tanrısal ateşin yanmadığını birçok kez kanıtlayan bu insanlar, yeni oluşumları ve dehaları eleştirip çamur atmaktan da geri kalmazlar… Kaliteli editörler ve eleştirmenler, elbette vardır… Ama ne yazık ki, bir elin parmakları kadar azdır. ……. ………. ……….. …… Bağışlayın böyle her şeyi didik didik edişimi En azından bu denli inceleyişimi Oysa öyküme erdemli bir girişle başlamayı İlke edinirdim ben Yemek öncesinde yapılan bir şükran duası gibi Başlıyorum işte şimdi Şu ana kadar olanlar bir “giriş” di Asıl menüden önce gelen aperatifler gibi Şarkıma girmeden önce Sazıma akort verme çabasıydı benimki 2.perde - 4.kısım İkisi de pişmandı yaptıklarına şimdi... derken ... Tarihin üzerine damgasını vurmaya çekindiği Korkusuz bir sayfa açıldı… Sonra... Sessizlik çöktü birden, sanki ikisi de uykuda Daldılar bir ara, aynı rüyayı gören iki sevgili gibi Ve bir mucize oldu, dokunaklı bir müzik çaldı Rüzgârlı havada yere düşen yapraklar gibi kapandı gözleri Yeniden var olmaktı bu, Zamanı durdurmak ya da geçmişe dönmek Sanki, alınyazısıyla çatışmaya girmesine benziyordu iki insanın Duyular olmadan hissetmek, görmek kapalı gözlerle... Kısa bir öpüşmeydi bu, yıldırım gibi çarpan Hani o ilk öpüşmeler vardır ya, bütün benliğimizi sarsan Damarlarımızdaki kan ki, hızlı bir metro gibi akan Kalpler sanki vızıldayan arılar; Dudaklarsa balın toplandığı çiçeklerdi San ki, hayat yoktu evrende onlardan başka Ve sanki hiç son bulmayacak gibiydi ömürleri Herkesten uzakta o sessiz mekânda Karanlığın getirdiği korkulardan uzak Birbirinin oldular bütünüyle Aşk Tanrısı Eros bile onları böyle görse Sihirli oklarını atmaya gerek duymazdı Durmadan akıp giden Zaman ise, Aşka düşman olsa bile - İmrenerek seyretti onları, şöyle bir esip geçerken Ne kavurucu sıcakları ne de dondurucu soğukları istiyordu onlar Yalnızca ilkbaharı yaşıyorlardı Ayrı kalmadıkça hiç yorulmazlardı Yeri değiştirilmiş bir saksı, Doğal ortamından uzaklaştırılmış bir canlı, Ya da dalından yeni kopmuş bir çiçek gibi Ki, bunlar bile kuruyup yok olamazdı Ayrıldıklarında onlar kadar Aşkın gücü bulutlardan inmiş, Mutluluksa onların tek çeyizi Üstelik daha önce yaşayamadıkları Öyle tatlı saniyeler yaşadılar ki Zaman değişerek geçse de, değişmemiş buldu onları Böylesi anları yaşamamış, Belki de hiç duymamış olanlara saçma gelen Şarkılı bir masal gibi... Ama bir keder vardı Boş’un yüreğinde Gözleri özür diler gibiydi Anlatması güç duygular içinde İşte o an Med, dudaklarına dokundu Boşun Öptü ve susturdu onu bu şekilde Sonra meydan okudu kötü kehânete, Yanlarından kovdu onu ­­­­Kötülüğün uğradığı bir dünyada yaşamaya elverişli değillerdi Issız adalarda yaşamalıydı onlar Görünmeden şarkılar söyleyen cırcır böcekleri gibi... Yazık ki buradayız işte Aslında olayların oyuncağıdır insan, Olayları yazıyor gibi görünse de Geldik, gidiyoruz işte bir mermiyle uzaklara İyi ama kanımız aksın diye mi geldik bu dünyaya Yok edebilir mi bedenimizi? Kendi ellerimizle yarattığımız bir madde Her şey yaşar da, hava, su, ateş, Ya biz; ölür müyüz? O her şeyi anlayan beynimizle Onur sezgin
Site Adresi : http:// Mesaj No : 1142
 

 Yazan : Selinay Eldeymez Başlık : Otelde bir gece.
28.01.2010
- Otelde bir gece- O gece diğer gecelerden çok farklıydı.Dışarda yağmur yağıyordu.Kırmızı uzun ,kapşonlu yağmurluğunu alarak dışarı çıktı.Sanki birini bekliyor gibiydi.Uzun süre yağmurun altında durdu.1-2saat kadar bekledi … Gelen giden kimse yoktu.En sonunda büyük bir ümitsizlikle dizlerini çamurlara yatırdı ellerini yüzüne doğru götürdü ve ağlamaya başladı bir çocuk gibi adeta.Yalnız ve yabancıydı bu şehre.İnsanlar anlamsızmış gibi bakıyorlardı ona.Kapıldığı dehşetten çıkmak için çareleri tükeniyordu.Aklından böyle geçti sanki.Sonra koşarak otelin lobisine doğru ilerledi.İçeri girip çamura bulanmış ayaklarını sildi paspasa.Lobide oturan bi kaç adam ona doğru bakarak bıyıklarını okşadı.Mimikleri farklı şeyleri ifaede ediyordu.Kalkan burunları vardı onların içe doğru çatılmış siyah kaşları ve gözlerinin altındaki ifadeleri hep sertti.Acımasız kılıyorlardı her şeyi acınıcak halde oldukları dünyada.Daha sonra koşarak odasına çıktı.Lambaları yaktı ve içerde pencerenin önündeki sandalyeye oturmuş yağmuru izleyen bir adam gördü.Kim olduğunu sormasına bile gerek yoktu onu kahverengi gür saçlarından tanımıştı.Beklenen kişiydi o.Sandalyesinden kalkıp kıza doğru ilerledi.’gidiyoruz’dedi.Kız nereye diye sormadı bile.Çünkü biliyorduki onunlaysa huzura ericek ve onunlaysa güvenli olduğunuda biliyordu.Koluna girdi ve koşarak dışarıda bekleyen arabaya bindiler.Şehire uzak bi kasabaya gidiyorlardı.Ve kız bu kasabayı çok iyi tanıyordu.2sene önce yaşadıkları yerdi.Orda kendilerine ait müstakil bir evleri vardı. Oraya vardıklarında ikisde birbiriyle hiç konuşmuyor sanki geçen 2senenin hesabını sorarcasına birbirlerine bakıyorlardı uzun uzun.Şöminelerini yakıp battaniyelerine sarılmış sıcak acı kahvelerinden yudumluyorlardı.Ve hiç konuşmuyorlardı.Sabah olduğunda adam kızı kolundan çekti ve yine arabaya bindirdi.Bu defa tren garına gidiyorlardı.Kız ,artık her şeyin eskisi gibi olacağına bir ihtimal veriyordu.Adama neler oluyor diye sordu merakını giderircesine.Adam cevap verdi ‘gidiyoruz’.Trenden içeri gidip boş bir vagona oturdular.Yolculuk başlıyordu onlar yada onun için.Adam kıza valizini ve biletini verip koşarak trenden çıktı.Kız hiçbir şeyden habersiz ‘nereye,nereye gidiyorsun’ diye bağırdı ardından.Daha sonra mantosunun cebine koyulmuş sarı sayfalı mektubu gördü ve okumaya başladı.Mektupta şöyle yazıyordu;’’ Seni aramak için çok uğraşmadım çünkü biliyordumki sivri zekan seni anca böyle sığıntı bir otele getirirdi.Farklı işlerin yapıldığ ,çok farklı kişilerin bulunduğu bir otele.Kaçmak çözümdü senin için belkide.Ama benden sonraki hayatını öğrendikten sonra seninle kalamazdım.. Amacım rahatını bozup ümit vermekti sana.Tıpkı seninde bana yaptığın gibi.. İntikam rüzgarları esiyordu ve sen fark etmedin bunu.Şimdilerde ise sahte bi hayatım ve sahte yüzlerle dolu bir çevrem ve sahte yüzlü bir sevdiğim kadın yok.Gayet pembe bir yaşantım var. Bu kısa yolculuğun ardından geceleri işlerini yapıp paralarını komidinin üzerinde bulan insanların olduğu oteline geri dönebilirsin çünkü sen oraya laiksin ve gidebileceğin yeri saplantısız bir şekilde bulmuşsun.. Evet senden bunu bekliyordum .. Şimdi git ve maskeni tak,kendini unut ordakiler gibi işini yap daha sonrada harcamaktan utandığın paranı komidinin üzerinde bul.. Kolay gelsin sahte bedenine... -Selinay Eldeymez-
Site Adresi : http:// Mesaj No : 1141
 

 Yazan : nilgün Başlık : Amanın kimler gelmiş..
30.12.2009
Terkedilmiş, ıssızlaşmış sitemize ses veren sevgili Ömere binlerce teşekkür. Hemen konuyla ilgileneceğim. Ahmet bey iş değişikliği yaptığı için sitemize uğramıyor artık. Bazı değişiklikler yapmak istiyordum epeydir. Ahmet bey siteden elini çekince ben de çekmiştim :)) Demek tembellik buraya kadarmış, şimdi toparlanma zamanıdır. İşe değişikliklerden başlayacağım. Destek için teşekkürler sevgili Ömer.
Site Adresi : http:// Mesaj No : 1137
 

Sayfa : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67

Toplam 535 Yorum var.